Please install Flash® and turn on Javascript.
Çocukluğumuzun izlerini ne kadar takip edebiliriz bilmiyorum.
Ne kadar geriye gidebiliriz. Anımsadığım bölük pörçük parçaları birleştirdiğimde ‘bugünkü beni’ görürüm. Çocukluğumda çamurla oynamayı çok severdim. Onlara şekil vermek benim için büyüleyiciydi. Bazen bir kedi yavrusu, bazen genç bir kız figürü ellerimin arasında şekilleniverirdi. Sonra bezden bebekler yaptım. Diktiğim mor, sarı, kırmızı rengârenk elbiselerle süsledim. olusturmak bir seyleri, nefes almak gibi bir şeydi. Kendime farklı bir dünya kuruyordum.
Yaşadığımız yerin yüksek dağlarından çağıldayarak inen nehirleri, dağların eteklerindeki kırmızı gelinciklerin, sarı buğday başakların arasından nazlı kıvrımlar oluşturarak akıp giden nehirleri sanki sandece ben görerek bakardim.
Çocuk yalnızlığımı kimseyle paylaşamıyordum.Onların hep işleri olurdu.Derken başka coğrafyalara taşındık;Etrafı maviliklerle bezeli ‘Prens Adaları’na.Kocaman bir kara parçasıydı.Önceleri çok üzgündüm.Sonra Ada’yı keşfettim
Resim çizmek duygusuyla dogmustum ben, bana ne zaman resme basladin sorusuna verecek bir yanitim yoktur. çunku annemin karnindayken benimle beraber olusmustur o duygu.
Kadinlarin durumu dikkatimi çok çekerdi, bende bir genc kizdim ve kadinlara ikinci sinif vatandas muamelesi yapildigini anlamistim. Hatta dahada kötüydü durum bence.
Bu bende bir öfke yaratti, resim benim kendimi anlatabildigim tek lisanimdi onu kullanarak bu durumu protesto ettim. Bu yüzden resimlerimin temalarini cogunlukla kadinlar olusturur.
Ama daha da gelistikce veya olgunlastikca sanatimi bir ayna gibi tuttmak istedim insanlara. Iste simdi diyorum; önemli olan aynaya bakip görmektir,görmek istediginizi degil, en cok görmekten sakindiginizi.
Tüm eserlerimin satisini hasta ve yoksul cocuklara yardim edebilmek amaciyla kullanmaya calisiyorum. Daha fazlasini ise sergiler düzenleyerek yapmak icin gayret ediyorum. Gayret ediyorum diyorum, cünkü destek almak hic kolay degil.