26 Jan 2010 20:28 - aantal keer bekeken: 273
|
|
reageer! |
26 Jan 2010 20:27 - aantal keer bekeken: 125
|
|
reageer! |
30 Nov 2009 10:33 - aantal keer bekeken: 168
|
Steeds meer kunstenaars en galerijen weten dan ook de weg te vinden naar dit toonaangevende kunstevenement in ‘Antwerp Expo’. Van 27 tot en met 29 november krijgen de bezoekers wederom een uitgebreid scala aan kunst te zien waarin zowat alle verschillende disciplines aanwezig zullen zijn. Een breed spectrum aan kunstwerken waaronder glaskunst, sieraden, schilderijen, beeldhouwwerken en keramiek zetten dan ook de toon bij ‘ARTEVENT’. Onder leiding van TopExpo, de gerenommeerde beursorganisator is het de bedoeling om het kwalitatieve aanbod van de werken nog stapje te verhogen. ‘ARTEVENT’ is in elk opzicht anders dan de doorsnee kunstexpo. Alleen reeds het feit dat de kunstenaar zelf op zijn stand aanwezig is, biedt de mogelijkheid om rechtstreeks te vernemen wat hem bewogen heeft tot zijn creatie wat ongetwijfeld een grote meerwaarde betekent voor vele bezoekers. Mensen vernemen nu eenmaal graag uit de mond van de ontwerper of kunstenaar wat de achterliggende betekenis van een bepaald werk is. Daarnaast krijgen ze ook de gelegenheid om ter plaatse en rechtstreeks een aankoop te onderhandelen. Kunstenaars hebben het op hun beurt vaak ook moeilijk om rechtstreeks in contact te treden met kunstliefhebbers. Nochtans is uit ervaring gebleken dat juist het persoonlijke contact tussen kunstenaar en publiek erg gewaardeerd wordt bij succesvolle kunstexpo’s. |
reageer! |
30 Nov 2009 10:21 - aantal keer bekeken: 239
|
BELÇİKA´ nın Anvers kentinde 27.düzenlenen ´Uluslar arası sanat Fuarı´na katılan Türk sanatçıların standlarını ziyaret eden Anvers Başkonsolosu Deniz Çakar, sanatçılara destek verdi. |
reageer! |
29 Jun 2009 16:19 - aantal keer bekeken: 323
|
Türk ve Belçikalı sanatçılardan ortak sergi
|
1 reacties reageer! |
26 Mar 2009 10:11 - aantal keer bekeken: 254
Sevim Ünal 17 Şubat’ta Anvers’te, geliri Türkiye’de sürdürülen eğitim kampanyalarına destek olmak üzere bağışlanacak “SEVİMLİ SANAT” adında bir resim sergisi açıyor. Anves’te Güzel Sanatlar Müzesi yakınında bulunan “Volkstraat 64, 2000 Anvers” adresindeki Chaldea Kilim Gallery’ de 17 şubat ile 24 şubat 2008 tarihleri arasında gezilebilecek.04/02/2008, Haber Merkezi |
reageer! |
26 Mar 2009 10:09 - aantal keer bekeken: 388
|
Sevim Ünal´ın resim sergisi Anvers´de açıldı!
Belçika´nın önemli liman kenti Anwers´de yaşayan Türk asıllı vatandaşlarımızın sadece ´iş dünyasında´ değil aynı zamanda sanatsal çevrelerdeki başarılarına da bir yenisi daha eklendi.
Anvers´de yaşayan ressam, heykeltraş ve aynı zamanda tiyatro senaristi Sevim Ünal ilk kişisel sergisini Chalde Kilim Galery´de verdiği kokteyl ile açtı. Gelirinin tamamını ´Türk Eğitim Organizasyonlarına ´ bırakmayı amaçlayan genç sanatçının verdiği resepsiyonda başta Anvers Başkonsolosluğu temsilcisi Muavin Konsolos Yunus EmreÖzyiğci olmak üzere iş ve sanat çevresinden tanınmış simalar biraraya geldiler. ![]()
´Genellikle klasik türde yaptığım çalışmalarımda kadın´ı tasvir etmeye gayret gösteriyorum. Özgür Türk Kadınının öz güvenini tuvalime yansıtmaya çalışıyorum. Aynı zamanda şahsen ben Mevlana ve onun felsefeleri hayranıyım. Resimlerimde Mevlana´dan esinlenmemek olmazdı´ diyerek ´karma´ çalışmaları hakkında bilgi verdi. Chaldea Kilim Galerisi´nin sahibi Bülent Öztürk´e de desteklerinden dolayı teşekkür etti. Başarılı sanatçının ilk resim sergisinde kendisini yalnız bırakmayan sanat çevresindeki dostları Bursal Mercan, Bülent Öztürk, Olgun Mercan, Sibel Cumali, Taylan Duyan ve eşi Ünsal Demiral ile birlikte sergiyi gezerek kendilerine sergi hakkında bilgiler verdi.
... lees meer >> |
1 reacties reageer! |
26 Mar 2009 10:03 - aantal keer bekeken: 260
|
|
reageer! |
26 Mar 2009 10:01 - aantal keer bekeken: 349
|
“aramıyorum, buluyorum”
P.Picasso
14 Mart 2009 tarihinde Belçika’nın Anvers kentinde yaşayan Türk ressam Sevim Ünal, ressam Fatma Erhan ve heykeltıraş Hanife Durmuş’un katılımıyla düzenlenen ‘karma resim sergisi’ görülmeye değerdi. Nitekim gerek Büyükelçilik ve konsolosluk(Sn. Ahmet ARDA) düzeyinde gerekse Türk basını ve vatandaşlarının desteği, ilgisi de serginin önemi vurguluyordu.
Sergide sanatsal yaratımın bazen sınırlarda dolaşabildiğini ressam Sevim Ünal’ın figüratif-soyut tarzdaki ‘Semazen’lerinde görmek mümkündü. Renk ve anlamın yeni oluşumlar peşinde koşarken, yeni arayışlara doğru uzanan sanatçının önümüzdeki yıllarda yaratacağı eserler konusunda izleyenlerde daha şimdiden ciddi bir merak duygusu uyandırdığı açıktı... Mavinin kırmızının-gri ve beyazın kullanıldığı tablolar hem tassavufun mistik ruhani dünyasını hem de düşünsel evreni yeniden yorumluyordu. Sergiye katılanlardan bazıları semazenlerin önlerinden geçerken yavaşlıyor, tekrar dönüyor, düşünceli yüz ifadeleriyle az sonra yeniden görünüyordu. Tıpkı semazenlerin dönüşü gibi… Zihinlerindeki Mevlevi semazenlerle, resimdeki görüntü arasında bir bağ kurmaya çalışırken ince bir sınır çizgisinde gidip-geliyorlardı. Mekânın düzenleniş biçiminde de belki bu amaçlanmıştı(!)
Sergiye katılanlar arasında Hollanda’da yaşayan yazarımız Murat Tuncel ve Brüksel’de yaşamını devam ettiren şairimiz Nihat Kemal Ateş de bulunuyordu. Onların da izleyicilerin semazenlerin önünden geçişleri ilgilerini çekmiş olmalı ki kendi aralarında “Bir eserin şiir, öykü veya resim olsun değerliliğinin ölçütü bir defada TÜKETİLMEYİŞİNDEDİR” yorumları kulağa çarpıyordu. Feridun Andaç’a ait olan bu anekdot sanatın yaratıcılık ölçütünün altını bir kez daha çiziyor.
Ressam Sevim Ünal’ın “Özgürlük ve Kadın” teması önceki sergilerinde de hâkimdi. Fırtınaya karşı halaya duran kadınlar, göç yollarına düşmüş derin uçurumları, geçilmez sarp dağları engel tanımayan bizim kadınlar… İçinde bulunduğu laciverdi karanlıktan elindeki güller ve başını çevirdiği gökyüzüne doğru her hücresinde isyan ve başkaldırıyı simgeleyen bir duruş…
Ne olursa olsun Ünal’ın bütün kadınlarında ortak bir yan var; Yaşama EVET! diyen kadınlardı bunlar. Sergide ayrı bir bölümde sunulan ‘Anadolu Kadınının Giyim-Kuşamı’ köşesinde de bunu görmek mümkün…
Sergide ressam Fatma Erhan’ın ‘keçe’ üzerine yaptığı çalışmalar da ilginçti. Bilindiği üzere keçenin kökleri Orta Asya’ya kadar dayanan Türkmen çadırları ve Toroslardaki dağ köylerinde günlük hayatta da kullanılmaktadır. Bu malzeme artık son demlerini yaşıyor. Keçe ve sanatını yaşatmaya çalışan Fatma Erhan aynı malzemeyi yeleklerde, şapka ve panolarında da kullanmış. Ressamın yazar Murat Tuncel’e verdiği bilgiye göre keçe, kışın sıcak yazın serin tutmakla kalmayıp haşereden, yılanlardan, akrep ve çiyanlardan da koruma özelliğine sahip. Yazarın can kulağıyla dinlemesi bu özel bilgiyi son yazdığı ve Osmanlı Tarihini romanlaştırdığı kitabında kullanmaya niyetlendiğini gösteriyor. Osmanlı para motiflerinin işlendiği “Saadet Düğümü” adlı çalışma ise görülmeye değer diğer bir görsel zenginlik taşıyordu.
Heykeltıraş Hanife Durmuş’un daha çok mimariye yakın tarzdaki heykelleri mekâna ayrı bir hava katarken sanatçının yeni tarzlar deneme konusundaki istekliliği gözden kaçmıyordu. Heykeltıraş ayrıca çeşitli zamanlarda yaptığı gezilerle “biriktirme ve damıtma” dönemleri dediği gezilere çıkmaktadır.
Sanat ilhamlara bırakılmayacak kadar ciddi bir uğraştır. Diliyoruz ki üç sanatçımızın da arayışları bitmesin…
14/03/2009, Sibel Cemali
NOT;“Karma Sergisi” 30 Marta 2009 ‘ a kadar devam edecektir.
|
reageer! |